Pazartesi , 30 Kasım 2020

MEKTUBUMUZ VAR

RUMUZ; KARAGÖZLÜ

   Ben dört kişilik bir aileyim. Tabii ki ailemi çok seviyorum. Bahtımızın karalığı doğduğumuz gün başlamış ama halime çok şükür beni sevenler hep yanımda. İlk tanıştığım yer; ailemin kollarında hastane duvarları ve insanların garip bakışları. Sanki hiç engelli insan görmemişler. Hastane dedim ya; ameliyatlar birbiri ardına geldi. Çabamız bir adım dahi olsa yürüyebilmekti. Her hafta, her ay; yıllar böyle geçti. Protezler takıldı ama istediğin gibi yürüyemezsin, koşamazsın, oynayamazsın. Ağrıların olur, canın acır. Siz, bunları anlayamazsınız. Sadece acıyan gözlerle, dik bakışlarınızla bakar durursunuz ama gün gelir artık anlarsınız ki yürüyemeyeceğinizi, tekerlekli sandalyeye mahkûm olduğumu ve yardım olmadan bazı şeyleri yapamayacağımı anladığım son noktaya geliyorum.

     Sağlıklı insanların engellileri anlaması çok zor, sadece anladığınızı zannedersiniz. Eh, artık umutlar bitti, sandalyeye mahkûmuz. Bari hayatımızı bu şekilde sürdürelim diyoruz. Hayat bu ya, dakikalarca karşıdan karşıya geçmek için bekliyoruz. Sıcak araçların içindekilerin çok aceleleri var. Kaldırıma çıkalım diyoruz; engelli mi desem, değil, kaldırıma çıkacağımız yere çekmiş arabasını, ne yapayım? Aracım karayolu aracı değil ki gideyim. Hastaneye gidiyorum. Anam almış kucağına beni kan ter içinde kalmış, bir kişi sıra vermiyor. Çok mu şey istedik hayattan? Çok mu şey istedik insanlardan ve Dünya’dan? Azıcık sesimizi duyuralım diyoruz; susun diyorlar. Bir laf vardır ya “Körün halinden, topal anlamaz.”

     Bizlerinde duyguları ve seven bir kalbi var. Herkes gibi kendini insan sanan insanların yanında, bizler; daha merhametliyiz. Bizler sadece; anlayış ve sevgi bekliyoruz. Bizler; hayata tutunmaya çalışıyoruz. Asıl hayata tutunamayan engellidir. Ben; koşamıyorsam- yürüyemiyorsam, suç benim mi? Bu da Allah’ın bir takdiri. Ne olur sadece acıdığınız için değil, gerçekten yardımcı olmak istiyorsanız kalbinizin sesini dinleyin. Dinleyin ki anlayasınız! Ben; bir engelliyim ama anlayışsız değilim. Bende evimden tek başıma çıkıp bir alışveriş, eğlence yerine gideyim istiyorum; olmuyor. Bir günlüğüne engelli olun, empati kurun ve oturun o sandalyeye başlayın yolculuğunuza… İlk durak hastane olsun ve yavaş yavaş dolaşın neler göreceksiniz. Engelli olmak ne kadar keyifli değil mi? Acıma örneği vereyim. Bir televizyon programıydı sunucu yaklaştı “Ay benim canım, ay ne kadar güzelsin, kıyamam sana ya!” İşte engellilere acımak böyle bir şey. Bizlere yardım etmek istiyorsanız anlayış rüzgârlarını bize doğru gönderin. Sadece çağdaş bir toplum ve engelsiz bir Dünya’da kendimize yer bulmaya çalışıyoruz.

     Mektubumu okuduğunuz için teşekkür ederim ama asıl teşekkürü bizlere çağdaş yaşam sunanlara ediyorum. Tabii ki hayallerimle olsun; bizi sevenlerle beraber bizler; sevgi dolu engellilerin oluşturduğu büyük bir engelli ailesiyiz. Tüm sevenlere, aileme ve içinde bulunduğum engelli ailesine teşekkürler.

İMKÂNSIZLIKLAR İÇİNDE DAHİ OLSA BİZ; BÜYÜK BİR AİLEYİZ!

 

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

ÇERKEZKÖY FUARI SONA ERDİ

Trakya’nın ilk ve tek endüstriyel fuarı olan 6-7-8 Ekim tarihleri arasında bu koronavirüs pandemisi sebebiyle …

Bir cevap yazın