Perşembe , 2 Temmuz 2020

KENT KONSEYLERİNİN SORUNLARI

   Tekirdağ Kent Konseyi 30 Ocak’ta Yılmaz İçöz Sahnesi’nde Doç. Dr. Savaş Zafer Şahin’in konuşmacı olarak katıldığı Seçimsiz Genel Kurul Toplantısı düzenledi. Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı’nın okunmasıyla başlayan toplantıda kürsüye ilk davet edilen isim Tekirdağ Kent Konseyi Başkanı Mehmet Ali Işıkgör oldu.

isikgor   Işıkgör konuşmasında özetle şunları söyledi: “Bugün 3. Genel Kurulumuzu, Seçimsiz Genel Kurulumuz olarak toplanmış bulunuyoruz. Daha doğrusu toplanamamış bulunuyoruz. İnsan bir çaba harcayınca, özveride bulununca, hayal kırıklığına uğruyor. Genel Kurulu erteledik. Haftaya çoğunluk aranmaksızın Genel Kurul yapacağız. Ben hocamızı davet ediyorum. En azından gelenler bilgilerinden faydalanalım diyorum.”

   Kürsüye gelen Savaş Zafer Şahin konuşmasına: “Soğuk Ankara’dan sıcak selam getirdim. Türkiye’de taşranın dinamizmi, büyük kentlerin çok ötesinde. Başkan mahcup söyledi ama bence; az olsun, öz olsun” diyerek başladı. Kendini tanıttıktan sonra”Kent Konseyleri Mevcut Durum, Sorunlar, Çözüm Önerileri konuşmasında ki konuşmasına başladı.

   Şahin’in konuşmasından satırlar: “Kent Konseylerinin Türkiye için önemli olduğunu düşünüyorum. Son dönemlere baktığımızda hırpalanan 2 kurum var. Bunlar; Kent Konseyleri ve Kalkınma Ajansları’dır. İlkesel olarak ülkeye katkıda bulunan yapılar; kent konseyi de bunlardan biridir. Messen; Katılım Kâbusu adlı kitabın yazarıdır. Mesen; katılımcı yaklaşımlar eğer dikkat edilmezse kendi içinde kısır döngüye dönüştüğünü görmüştür. Günümüz dünyasında hayatın geldiği nokta bizleri tercih zorunda bırakıyor. Oysa ki, hayatın zenginliklerine baktığımızda bizlere sunulan seçeneklerin diğerlerini görmekle zenginleştiğini görüyoruz.

   Kamu Yönetiminde Katılım: Kamu yönetimine baktığımızda 3 temel iddia, 3 çelişkinin mevcut olduğunu görüyoruz. 1- Giderek Kamu Yönetimi ulaşılmaz hale gelmektedir. İletişim bizim kamu yönetiminde olmamızı sağlıyor. Bir başka yönden de katılmamamızı sağlıyor. 2. Devlet fazla yapılandırılırsa, Devlet nerede kalır? 3- Devletin katılımı, yapılandırılması yetmez; aktif katılımı sağlaması ve bilinçlendirmesi gerekir. Zihniyet olarak aktif olmamaya alıştırılan, şartlandırılan vatandaşlık var.

   Yerel Yönetimlerde iddia ve çelişkileri şu şekilde özetleyebiliriz: 1-Yerel Yönetimler halka yakın olduğu için doğal olarak katılımcıdırlar. Yerel ayni zamanda doğal hayata doğrudan ve daha kolay müdahale eder. 2-Katılımın kaçınılmaz olarak mekansal bir boyutu vardır. Mekânsal yapıların insanlar üzerinde etkisi vardır. 3-Katılım; yerel hizmetlerde sürekli bir unsur haline gelmelidir.

   Yerel Yönetimler Katılımı Başlayan-Biten bir proje olarak algılıyorsa ne olacak? Burada dört ilkede hareket edilir. 1- Katılımın sürekliliği esas olmalıdır. 2- Katılımda bütünsellik olmalıdır. 3- Katılımda Gönüllülük olmalıdır. Katılımda hiçbir zaman gönüllülük kaybedilmemelidir. 4- Katılımda vizyonerlik olmalıdır. Biz niye katılıyoruz? Mevcut yapıyı yeniden üretmek için değil” nasıl bir yer olmalı” nın tartışılması lazımdır. Kent Konseylerinin başta bu dört kuralı sormaları lazımdır.

   Katılımcılık Kapasitesi denen konu var. Bizim; çok katılımcı bir toplum olduğumuz söylenemez. Yerelde katılım meselesi daha yeni yeni öğrenmeye başladığımız bir konudur. Kent konseyi yapısının bilinçli olarak muğlâk bırakılan bir yapısı da var. Ben; “kent konseyine gidersem, şu olur” u insanların zihnine yerleştirmeliyiz ki, insanlar gelsinler. Bugünün en büyük sorunlarından bir tanesi; insanların birbiriyle konuşmamasıdır. Ayni şey Kamu Yönetiminde de geçerlidir. İletişim Sorunu ciddi bir meseledir.

   Sokakta etkileşimde bulunan bir Kent Konseyi var mıdır? Araştırdım; yok. Yürütme Kurulu var. Çalışma Grupları varmış gibi yapıyorlar. Kent konseyinde bulunan her insan siyasetle uğraşabilir. Türkiye’deki kent konseyleri üzerine araştırma yaptık. Sınıflandırma yaptık. Türkiye’de 3 tip Kent Konseyi var: 1-Pasif olanlar; katılımsız veya göstermelik katılım var. Bunların faaliyetleri düşük düzeydedir. 2- Eleştirel Kent Konseyi; Yerel Gündem 21’le başlayan kent konseylerinde görülebilir bir şey, faaliyetlerinin de yüksek olduğunu görüyoruz. 3-Sadık Kent Konseyi; Katılım tamamen göstermelik kent konseyi, tamamen devşirme, üyeler tamamen aileden, dışarıdan kimse yok.

   Katılım meselesiyle ilgili tartışmayı Dünya’da ilk ortaya atan bir kadındır. Ainetein’in döngüsünün adı Katılım Merdiveni’dir. Bu merdivenin en alt düzeyi; yönlendirme, 2. düzeyi; terapidir. Üçüncü düzeyde bilgilendirme yaparsınız, dördüncü düzeyde; danışırsınız, beşinci düzeyde; yatıştırırsınız, altıncı düzeyde; yurttaş denetiminde asıl katılım ortaya çıkar.

   Dünya katılımın yeni boyutlarını tartışıyor. Dünya; niye katılıyoruz? Motivasyonumuz ne? Neden katılıyoruz? Niye buradayız? Bir katılım öngörümüz var, öz denetim mekanizmamız var mı? Bunlar önemli mesajlardır.

   Kent Konseylerinin Sorunları: 3 temel örgüt sorunu var. 1- Kimi tensil ediyoruz? 2- Hangi örgütsel yapıya sahibiz? 3- Hangi seviye birikimini yönlendiriyoruz? Kent Konseyinin ölçeği nedir? 1-Örgütlenmede yeknesaklık sorunu, 2- Bağımlı kaynak kullanımı sorunu; bağımlı kaynak kullanımı sorunu altına sokulması bağımlılık bilinci altındadır. Bütün bunların sonucunda katılım¸ “MIŞ” gibi algılanıyor. Kent konseylerine baktığımızda “N’olacak bu kentin sorunları” diye tartışıyorlar. Kent Konseyi seçimleri yerel seçimlerle bağlantılı oluyor. Meselelerin en önemlilerinden bir tanesi; kentli mi katılıyor, meclis mi katılıyor?

   Kent Konseyleri nasıl etkileşimde bulunacaklar? Türkiye ve Dünya’yı nasıl izleyecekler? Hayatın tüm kesimlerini kent konseylerine nasıl dâhil edeceğiz? Gelişebilmemiz için nerede olduğumuzu görmemiz lazımdır. Akademisyenler kent konseylerine yeterli ilgi göstermiyorlar. Katılmadıkları gibi araştırmıyorlar.

   Kent Konseyleri nasıl olmalıdır? Kent konseylerinin yerel seçimlerle birlikte göreve gelmesi kaldırılmalıdır. Görev sürelerinde belirlemeler olmalı, kısıtlamalar getirilmelidir. Kent Konseylerinin kuruluşları tamamlandıktan sonra iç işlerinde belirleyici olmalıdır. Kent konseylerinin; katılımcılık konusunda strateji belirleme ve öngörü konusunda çalışmalar yapılmalıdır. Kent Konseyleri; üst platform şekline bürünebilmeli, bağış toplayabilmelidir. Kent Konseyleri; yenilikçi ve yaratıcı kapasitenin arttırılması için kurumlarla çalışmalar yapabilmelidir. Kent Konseylerinin altlarında mahalle yapıları ile kurgulanması gerekiyor.

   Kent Konseyleriyle ilgili olarak neler yapılmalıdır? Kent Konseylerinin il ölçeğinde dört kritik araç sıralaması: 1- Ulusal Kent Konseyleri akreditasyon ve kapasite geliştirme merkezi kurulmalıdır. 2- Kent Konseyleri Mükemmeliyet Merkezi (KEKOME) kurulmalıdır. 3- Stratejik katılım planı hazırlanmalıdır. 4- İl ölçeğinde katılım koordinasyonu olarak da kent konseylerinin katılımı gerekiyor.”

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

TESKİ’NİN İLK SIFIR ATIK BELGESİ

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı tarafından yürütülen “Sıfır Atık Projesi” kapsamında, TESKİ Genel Müdürlüğü Muratlı İlçe …

Bir cevap yazın