Cuma , 27 Kasım 2020

TEKİRDAĞ BAROSU BASIN AÇIKLAMASI

Değerli meslektaşlarım, basınımızın değerli temsilcileri;

 

Bir acıdan diğer bir acıya artık dörtnala koşmaya başladığımız şu günlerde, 28 Kasım Cumartesi günü hepimizi derinden sarsan bir katliama daha tanık olduk.

İnsan haklarının, faili meçhul davaların yılmaz savunucusu, Türk ve Kürt halklarının kardeşçe ve barış içinde yaşamasının elçisi, DİYARBAKIR BAROSU’NUN BAŞKANI AVUKAT TAHİR ELÇİ, bir grup meslektaş ile Diyarbakır’ın Sur ilçesinde yaptığı basın açıklaması sırasında, başına isabet eden tek kurşunla, SOKAK ORTASINDA KATLEDİLDİ!

Bundan birkaç dakika önce Ahmet ÇİFTASLAN ve Cengiz ERDUR isimli iki polis memuru da katledildi.

Sesini son kez duyurduğu basın açıklamasında,  silahların susmasından, barıştan söz eden Elçi, tam da yıllardır karşısında durmaya çalıştığı, nicelerini aydınlatmaya çalıştığı bir yöntemle alındı aramızdan.

Bu katliamın, kim yada kimler tarafından, neden yapıldığı henüz bilinmiyor.  Fakat bu topraklarda daha önce nicelerine şahit olduğumuz benzer acılar gibi, ülkemizde karanlık eller mesaisine devam ediyor, ne yazık ki edecektir de…

Bu katliam da, daha önce bu güzel memlekete ve insanlarına reva görülen faili meçhullerin aydınlatılmamasının sonucudur.

Şimdi  yüreklerde,  dört ayaklı minarenin ayakları dibinde, alnında bir top kızıl karanfil, sözünde bir zeytin dalı öylece uzanmış Elçi’ miz kaldı “Tahir ne kaybederdi  Tahir’liğinden” ki..  Zaten O,  bir şey kaybetmedi.. Biz kaybettik.. çünkü Elçi’ye zeval oldu.

Ancak biz,  halkın savunmanları olarak, baro başkanı merhum Tahir ELÇİ’nin katlinin aynı akıbetle sonlanmaması için var gücümüzle ve her şeye rağmen hukuka olan bitmeyecek inancımızla olayın takipçisi olmaya,  gerçeklerin aydınlatılması için elimizden gelenin fazlasını yapmaya kararlıyız.

Tahir ELÇİ, bir insan hakları aktivisti, bir barış elçisi AVUKAT İDİ. MESLEĞİNİN ONURUNU LAYIKIYLA TAŞIYAN Tahir BAŞKAN,  SAHİDEN BARIŞ ELÇİSİ OLMANIN SORUMLULUĞUNU, yani ÖLÜM RİSKİNİ DE yıllarca, aynı  yaşamak gibi taşıyan bir meslektaşımız olduğunu ve  bize bıraktığı yükün ağırlığını, halkının onu nasıl bağrına bastığını, Halkın avukatı nasıl olunuru, Diyarbakır sokakları yüzbinlerle, Türkiye, televizyondan- telefondan  milyonlarla gördü, gördük.

Mesleğimize ışık olmuş, barışa adanmış ömründe  bize kattıkları için sevgili Tahir ELÇİ Başkanıma teşekkür ediyorum..

Yolu yolumuz, davası davamızdır. Ve en az yetim kalmış o iki çocuğun öfkesi kadar büyük o öfkemiz ise kararlılığımızın rehberi olacaktır.

Gerçek katillerin bulunması kadar üzerinde durulması gereken, bu topraklarda niçin hala böyle katliamların yaşandığıdır. Her kimi rahatsız ederse etsin, düşüncesini söylemenin ve yazmanın cezası, hiç kimse için asla ölüm olamaz. Hele bu,  hoşgörünün ve medeniyetlerin kadim toprağına,  bu, en ödenmez vebalin sıradanlaşmış kaynağı ve yatağı  olmak hiç yakışmıyor.

Elçi’nin ölümü, tam da  böyle bir ortamda hazırlandı. Bir TV programındaki açıklamaları yüzünden  günlerce hedef gösterildi, linç kampanyasına maruz bırakıldı, yakalama kararı çıktı derken,  bi kahpe kurşunun tetiğine basan karanlık,  aydınlığa “ yok ol!” dedi. .

Biz, hukukçular biliyoruz ki, ne zaman haktan, adaletten ve insanlıktan uzaklaşılsa,  bu acılar  yaşanacak ve biz,  yine kahrolacak,  lanet okuyacak, yürek yangınları, hane yıkımları,  yaşarken  ölenler ümidi baltalayacak, insanlık utanmaya devam edecek  O yüzden şimdi, bir kere daha,  ilgili ve yetkili herkesten;

“  Bir hukuk devleti olmanın bütün vasıflarını yaşama  geçirmelerini,  herkesi hukukun içinde tutarak, bu olayın aydınlatılmasını bekliyoruz.”

Tekirdağ  Barosu  olarak, sorumlular gün yüzüne çıkartılıncaya, olayın gerçek failleri  adalete teslim edilinceye dek olayın takipçisi olacağımızı, siz değerli kamuoyu ile paylaşırız…

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

ÇERKEZKÖY FUARI SONA ERDİ

Trakya’nın ilk ve tek endüstriyel fuarı olan 6-7-8 Ekim tarihleri arasında bu koronavirüs pandemisi sebebiyle …

Bir cevap yazın