Pazartesi , 25 Ocak 2021
Son Dakika

TRAKYA KURALSIZLIĞA MI TESLİM EDİLİYOR?

Trakya Çevre ve Kent Platformu Yürütme, Bilim ve Hukuk Kurulları 25 Ekim 2015 Pazar Günü Marmara Ereğlisi Yeniçiftlik Mahallesi’nde; Trakya’nın çeşitli yörelerinde termik santral, nükleer santral, maden ocakları vb. türden gündeme getirilen çevre, ekoloji, doğal yaşam ve sağlıklı yaşam karşıtı yatırımları ve yapılmak istenen çevre düzeni planı değişikliklerini görüşmek üzere ortak toplantı düzenledi.

Toplantıya; Tekirdağ Barosu Başkanı Huriye Altay Erol, Tekirdağ Barosu Trakya Platformu üyesi Av. Gülşen Tufan, TBB Çevre ve Kent Hukuku Kom. Üyesi Av. Bülent Kaçar (Uzunköprü), Marmara Ereğlisi Belediye Başkanı İbrahim Uyan, Belediye Bşk. Yrd. Fehmi Duman ve İrfan Tütün, Belediye avukatı Av.Seyhan Çetin, TMMOB Edirne İl Koordinasyon Kurulu Sekreteri ve İnşaat Mühendisleri Odası Edirne İl Temsilcisi Nihat Çolak, Mimarlar Odası Tekirdağ Temsilcisi Gökhan Tanrıöver, TMMOB Tekirdağ İKK Sekreteri ve Ziraat Mühendisleri Odası Şube Başkanı Dr. Cemal Polat, Tıp Fak. Halk. Sağ. Prof. Dr. Muzaffer Eskiocak, Trakya Üniversitesi Tıp Fak. Halk. Sağ. Prof. Dr. Faruk Yorulmaz, Gazeteci Bedia İlerler, Yılmaz Eren (Edirne), Trakya Üniversitesi Arkeoloji Böl. Doç. Dr. Ahmet Yaraş, A. Erdal Arslan, Hasan Hüseyin Erdem (Kırklareli), Atilla Biçer (Kırklareli), Dr. Erol Özkan, Trakya Plat. Yür. Kur. Üyesi Göksal Çidem, NKÜ Öğr. Üyesi Pof. Dr. A. Halim Orta, İstanbul Üniversitesi Orman Fak. Emekli Öğr. Üyesi M. Doğan Kantarcı, Ziya Gökerküçük, Nevzat Çolak, Av. Can Çavuş, Belediye meclisi üyeleri Hıdır Şanlı, Doğan Özmen, Ümit Kartal ve Enver Er katıldılar.

Gün boyu devam eden toplantıda; çevre konusunda birçok konu ve özellikle yaşadığımız çevre için felaket niteliğinde olan İğneada’ya kurulması planlanan Nükleer Santral ve Marmaraereğlisi’nde Kömürlü Termik Santral kurulma planları ve plan notları görüşüldü. Toplantı sonunda alınan kararlar basın açıklaması ile deklere edilerek kamuoyu ile paylaşıldı.
TRAKYA PLATFORMUNDAN BASINA VE KAMUOYUNA

Dünyaya egemen olan emperyalist sistem, doğal varlıklarımızı çok uluslu şirketlerin “Kâr” alanı haline getirmiştir. Sorunun temeli olan bu sistemde sınırsız kar ve kuralsızlık vardır. Trakya Platformu “önce insan-doğa” anlayışı ile bir araya gelen kişi ve kuruluşlar tarafından oluşturulmuştur.

Havamızı, suyumuzu, toprağımızı, Çok Uluslu Şirketler ve yerli ortaklarının kâr ve tüketim hırslarına teslim etmeyeceğiz. Anayasanın 56. maddesi gereği yaşama hakkımızı sonuna kadar savunacağız. İnanarak mücadele edersek doğamızı bu azgın talandan kurtarabiliriz. Barışık bir doğa ve toplum mümkündür. Trakya yaşam alanımızdır. Yaşamımızı doğal, kültürel, tarihi, sosyal tüm varlıklarımızla savunacağız.

Enerji ve Tabi Kaynaklar Bakanlığınca yapılan açıklamada “ İğneada’da 3. Nükleer santrali” planlanmıştır. İğneada, 14 orman, 3 balıkçı köyünün bulunduğu Langoz ve Istıranca Ormanlarının ve biyo çeşitliliğin merkezidir. Burada 258 kuş türü, 678 bitki türü ve 688 çeşit yabani hayvan türü bulunmakta olup aynı zamanda Türkiye’nin kliması durumundadır.

Kalkınma Bakanlığı hazırladığı Bölgesel Geliştirme Ulusal Stratejisi 2014-2023 raporuna göre; İğneada alternatif turizm gelişme alanı olarak planlamıştır.
Longoz ve Istıranca ormanlarını ve biyo çeşitliliğin korunması için 2004 yılında Orman Bakanlığınca Dünya Bankasından 10 milyon dolar, AB’den 3 milyon Euro hibe edildiğinden uluslar arası alanda da burada yapılması planlanan nükleer santral kabul görmeyecektir.

Son yıllarda yaşanan Çernobil ve Hiroşima kazalarını dikkate alırsak yalnız Trakya değil İstanbul ve komşumuz Bulgaristan risk altında olacaktır. Yarattığı olumsuz etkiler ve kirlilikler yüzlerce yıl sürmektedir.

2009 yılında yürürlüğe giren 1/100.000 ‘lik Trakya Alt Bölgesi Çevre Düzen Planına yönelik davalarda yürütmenin durdurulması ve iptali için TMMOB ‘nin Ziraat ve Mimarlar Odası ve Trakya Platformunun dava sonucunda Danıştay 6. Dairesi 2013/8016 Esas No kararı ile 26 maddenin yürütmesinin durdurulması ve iptali kararı ile “Trakya’da nükleer ve termik santrallerin kurulamayacağı” kararı bulunmaktadır. Bu karara göre İğneada’ya Nükleer Santralin kurulmasının hiçbir yasal ve plansal alt yapısı yoktur.

Çevre ve Şehircilik Bakanlığı 14.10.2015 tarihinde sitesinde yayınladığı 1/100.000 ölçekli Trakya Alt Bölgesi Ergene Havzası Çevre Düzen Planında ve 1/25.000 ölçekli Tekirdağ İl Çevre Düzen Planında revizyona giderek “ enerji depolama alanları” enerji üretim alanına dönüştürerek termik santrallerin yapılmasının yolunu açmıştır.

Danıştay 6. Dairesinin 2013/8016 Esas Kararına aykırı olup, Bakanlık adeta suç işlemektedir. Bununla ilgili olarak ayrıca suç duyurusu yapılacaktır.
Trakya Platformu doğaya ve gelecek nesiller adına taşıdığı sorumluluk gereği; toplumsal ve hukuksal alanda yaşamı savunmaya devam edecektir.
Plan değişikliğine ilişkin bir diğer gerekçe olarak sunulan planlama bölgesinde son dönemlerde ortaya çıkan kömüre dayalı termik santral taleplerinin yoğunlaşması ise dava konusu planın değiştirilmesine yönelik kamusal bir gerekçe olmaktan çok belirli yatırım gruplarının anlık çıkarlarının bir ifadesi olarak görülmelidir.

Bölgede bulunan kömür rezervlerinin ülke ekonomisine kazandırılması gereği de bir başka gerekçeyi oluşturmaktadır. Ancak, dava konusu plan değişikliğine konu olan üç termik santral yapılması öngörülen alanlardan biri olan Marmaraereğlisi’nde kömür rezervi yoktur. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü yazısında Marmaraereğlisi’nde kömür rezervi olmadığı belirtilip liman varlığından söz edilerek ithal kömüre dayalı termik santral yapımı önerilmektedir.

Dava konusu değişiklikle bu maddeye “kömür” ifadesinin eklenmesinin herhangi sıradan bir düzeltme olarak görülmesi olanaklı değildir. Çünkü yürürlükteki en üst ölçekli çevre düzeni planı olan 1/100.000 ölçekli Revizyon ÇDP nin amacı bölgede ağırlıklı olarak tarımsal faaliyetlerin geliştirilmesi yönündedir. Planın gerek vizyon, gerek hedef ve ilkeler ve gerekse de amaç maddelerinin hiç birinde bölgenin bir enerji üretim bölgesi/alanı haline getirilmesi yönünde bir ifade yer almamakta, tersine plan açıklama raporunda özellikle bu türden çevre kirliliğine yol açma potansiyeli bulunan sanayilerin bölgede yer alamayacağına dair hükümler yer almaktadır.

Sanayi gelişiminin sınırlandırılması bir ana ilke olarak dururken planın belirli maddelerine yerleştirilen ve planın vizyon ve ilkeleri ile taban tabana zıt ve aykırı biçimde tarım toprakları aleyhine ve yer altı su rezervlerine zarar verebilecek şekilde kömür çıkarılmasını öngören ve çevre kirliliğine yol açma potansiyeli bulunan sanayi/enerji yatırımlarını destekleyen hükümlerin sözü edilen ilkelerle uyumlu olduğunu söylemek olanaklı değildir.

Trakya bölgesinde kömüre dayalı termik santral bölgede önemli çevre sorunlarına yol açabilir. Planlanan alanda birden çok termik santral inşa edilebileceği de dikkate alındığında, dava konusu edilen plân kararı bölgenin yer altı su rezervlerinin tükenmesi sürecini hızlandıracaktır. Yeraltı su kaynaklarını çok olumsuz etkileyebilecek miktarda su kullanacak termik santral yoğunlaşmasına yol açabilecek dava konusu plan kararının, sürdürebilirlik ve planlama ilkelerine uygun olmadığı görüşündeyiz.

Türk Tabipleri Birliği, Türk Toraks Derneği, Türkiye Solunum Araştırmaları Derneği, İş ve Meslek Hastalıkları Uzmanları Derneği ve Halk Sağlığı Uzmanları Derneğinin Hazırladığı Türkiye’de Hava Kirliliği ve Sağlık Gerçekler, Veriler ve Öneriler başlıklı bilgi kaynağında yer alan bilgilere göre:

Kömür santralleri hava kirliliğine neden olurlar; çevreye büyük miktarlarda partikül madde, kükürt dioksit ve azot oksitler, cıva gibi ağır metaller, dioksinler ve polisiklik aromatik hidrokarbonlar (PAH’lar) gibi kalıcı organik kirleticilerdir (POP’lar)salarlar. Büyük bir kömür santrali, her yıl atmosfere binlerce ton tehlikeli ve ortalama ömürleri en az 40 yıl olan hava kirletici madde yayar. Yeni kömür santralleri inşa etmek, tehlikeli emisyonların ve sağlık üzerindeki etkilerinin yıllarca sürecek olması demektir. Hastalıklarla ilgili yakın tarihli küresel düzeyde bir araştırma, hava kirliliğinin tüm dünyada sağlığa yönelik ilk on risk faktöründen biri olduğunu ortaya koymuştur. Ayrıca, hava kirliliği kansere yol açan en önemli çevresel etmenlerden biri olarak da sınıflandırılmıştır.
Eldeki kanıtlara göre Türkiye, Avrupa’da hava kirliliğine bağlı erken ölümlerin en yüksek oranda olduğu ülkelerden biri olarak görünmektedir. Güncel verilere göre, 2010 yılında Türkiye’de dış ortamda partikül madde (PM) ve ozona maruz kalma nedeniyle 28 924 kişi zamanından önce hayatını kaybetmiştir.

Plan Açıklama Rapor’unda Trakya Bölgesi’nde kömür çıkarılmasının tarım alanları ve akiferler üzerinde yapacağı tahribatlar belirtilmişken Planda Bölge’de çıkarılacak kömürü kullanacak termik santral önerilmiş olmasının sürdürebilirlik ve planlama ilkelerine ve kamu yararına uygun değildi.

Termik Santral plan değişikliği Danıştay 6.Dairesinin Trakya’ya ilişkin daha önce verdiği birçok iptal kararına aykırı olarak yürürlüğe koyulmuştur. Hukuka ve Bölge Planına aykırı olduğunu bilerek, Trakya’yı öldürecek termik santrallere onay veren, plan değişikliğini hazırlayan her yetkili hukuken sorumludur.

Kamu görevlileri, belediye ve il genel meclis üyeleri Trakya’da sadece doğa korumacı önlem ve işlemlere imza atmalıdırlar. Devletin gücünü elinde bulunduranlar, Anayasa ve Çevre Yasası uyarınca kirletenlere, rant uğruna hareket edenlere değil doğaya ve insanlığa hizmet etmelidir. Platformumuz her tür çevre ve doğa talanını işleyen, göz yuman ve idari olarak önünü açan kişi ve kuruluşların işlem ve kararları ile ilgili adli, idari, cezai her tür girişimde bulunacaktır.

Tarım topraklarımızın rant amaçlı yapılaşmasına, çevre kirliliğine, doğal ve kültürel varlıklarımızın tahribatına karşı, her şart ve koşulda, Yaşamımızı savunmaya devam edeceğiz.

Saygılarımızla.
Trakya Platformu Adına

Kaynak: Tekirdağ Baro Başkanlığı Resmi İnternet sitesi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

ALTINOVA’YA KAPALI PAZARYERİ

Süleymanpaşa Belediyesi, yıllarca ihmal edilmiş mahallelerde ara vermeden devam eden yatırım atağına Altınova Mahallesi sahili …

Bir cevap yazın